23/10/2009 - bir gün susmayı öğrendimBir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı.Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksın babanla?' diye çıkışır, beni odama gönderirdi. Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi. 'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim. Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli bir şey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi. Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı topla!'diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum. Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım.' dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım? Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.' dedi. Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi. Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' Dedim Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla başladım anlatmaya…. Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye… Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı… Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi. Farkında' Olmalı İnsan... Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı. Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti.Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür. |
| Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
9/8/2009 - slmashleyin tekrar sarışın olmasına cok sevindim:) |
| Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
6/8/2009 - acı bir aşk hikayesiLütfen;bu satirlara bir seven olarak sahip çikin ve lütfen yazili satirlar olarak geçmeyin.
Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yasarmis diyeceksiniz buna eminim. Bir memur ailenin en küçük çocugu olarak babamin tayininin çiktigi bir köye tasindik. Huzursuzdum,okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,sehirde medenice okumak istiyordum.kaydimi yaptirdi babam okula. Ilkokul 4. siniftan basladim köy okuluna.Beni bir sinifa verdiler. Ögretmen köyde yabanci oldugumu biliyordu ve hangi siraya oturmak istiyorsan otur dedi bana. Bir kizin yani bostu sadece oraya oturdum. Hayatimi adadigim,gidisiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanistim.Ismi Altinay idi.Cocuk yasimda bile onun güzelligi beni çok etkilemisti. Masmavigözleri,gamze yanaklari ile arada bir bana dönüp gülüsü,yanlis yazdigim notlarimda kendi silgisiyle defterimdeki hatayi silmesi beni o minik yasimda ona bagladi. O dönemlerde cocukça bir arkadaslikti. Zaman ilerledikçe onsuz tek saniye geçiremiyordum. Ya ben onlara gidip ders çalisiyor, yada o bize geliyordu. Mükemmel bir paylasimciydi.Yüregini,sevgisini,dostlugunu daha o yasta vermisti bana .ilkokulu birlikte okuduk ve ayni sirada bitirdik.Hep onunla hep ona biraz daha alisarak. Ortaokula geçtigimizde ailelerimize rica ettik ve bizi ayni okula yazdirdilar, hatta ayni sinifa,hatta ayni siraya oturmamiz için babalarimiz ögretmenlere adeta yalvardilar. Basarmistik.yine ayni siradaydik.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yilda anladimki onsuz hayat bana huzur vermiyordu. Yasimiz olgunlastikça o beni,ben onu daha çok seviyordum. Çocukca baslayan arkadasligimiz sevgiye aska dönüsmüstü ortaokul yillarimiz bitmek üzereyken.sehir merkezinde. Ailelerimiz liseye geçtigimiz sirada ortak bir karar aldilar. Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz ayni evde kalacaktik. Annemde bizimle kalacakti.Allahim o karar bize iletildiginde dakikalarca sarmas dolas kutlamistik bunu. Ona asik olmustum.Ayni duygulari oda paylasiyordu ve bunu farkeden ailelerimiz okul bittiginde evlendirelim diye karar almislardi bile. Ona tapiyordum artik.Hasa allaha sirk kasar gibi günah islercesine seviyordum. ilk elini tuttugumda sakin bir daha birakma demistim. Yanaklari kizarmisti,utanmis ve basini önüne ! egmis,gülümsemis ve elimi sIkI sIkI kavramisti. Artik hergün elele tutusup okula gidiyor okuldan çikarken elele dolasiyor geziyor öyle gidiyorduk evimize. Arada bir elleri terler ve her terleyiste elini elimden kurulamak için çekerdi. Bunu her yaptiginda kizar elimi birakma diye azarlardim,hep tamam tamam diyerek gülümser ve hizla elini avucuma sokustururdu. Hersey harikaydi,dünya cennet gibiydi gözümüzde. Yillar akip gidiyordu mutluluk içinde. Nihayet liseyide bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmisti. Karnelerimizi aldik hiç kirigimiz yoktu.Sevinçle sarildik birbirimize elimi tuttu. bunu kutlamak icin bir cafeye gidip cola icerek kutlayacaktik. Okulun az ilerisinden geçen bir çakil yol vardi. Her zaman toz duman içinde olurdu.çakillarla kapliydi. O yolun benim ve ölürcesine sevdigim insanin ayrilmasinda bu kadar rol oynayacagini bilsem hiç girermiydik o yola. Neler vermezdim o yolu yürümemek için. Eli yine elimdeydi,ansizin elini çekti,terlemiiti yine eli. Sanirim dört adim atmistim.Dönüp yine azarlayacaktim. Çünkü hem elimi birakmis,hemde geride kalmisti. Dönüp baktigimda Dünya basima yikildi.Sanki gökkubbenin altinda kaldim. yerdeydi ve yüzünden kan fiskiriyordu. Ne yapacagimi bilemedim üzerine kapandim yüzüne yapismis saçlarini kaldirdigimda hayatimi bitiren o görüntüyle karsilastim. Basi kesilmis bir tavuk gibi çirpiniyordu. Suratina bir tas parçasi biçak gibi saplanmisti ve bakmaya doyamadadigim mavi gözlerinden biri akmisti.Suratinin yarisi yoktu. Hirliyordu bana biseyler demek istiyor kanla kapli diger gözünü temizleyerek bana biseyler demeye çalisiyordu. Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altindan firlayan bir tas suratina saplanmisti. Ölürcesine bir aski,gelecegimizi kibrit büyüklügünde bir tas parçasinin bitirecegini bilemezdim. Donuk donuk hiç konusamadan yüzüne bakmaktan baska bisey yapamiyordum. Ellerini tuttum kaldirdim basini gögsüme dayada ve elimi sIkI sIkI tuttu. Akan kan ellerimize damliyordu.Yoldan geçen bir araba durmus bizi seyrediyordu, hastaneye yetistirelim dedigimde kanli oldugu için almadi ve kaçti gitti. Kimse arabaya almiyordu.çevreme bakip yardim eden demekten,ona dönüp seni seviyorum,beni birakma,dayan demekten baska bisey yapamiyordum. iki dakikalik bir çirpinistan sonra kucagimda öldü.Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme döndü.Tam dokuz yil oldu onu yitireli. Kendime olan güvenimi yitirdim.Artik kimseyi sevemem,kimsede beni sevemez korkusundan kurtaramiyorum kendimi. Bitkisel hayatta gibiyim gercek yaşanmıştır |
| Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
9/6/2009 - videoErdal Güney - Saklımdasın by ashleygirll Sevgili genç çift motorla geziye çıkarlar aralarında şöyle bir diyalog geçer... genç kız:lütfen yavaşla çok hızlı gidiyorsun delikanlı:hayır baksana ne kadar zevkli genç kız:hayır çok korkuyorum delikanlı:kaskımı takarmısın kafamı sıkıyor "genç kız kaskı takar" delikanlı:beni seviyormusun? gençkız:evet seviyorum şimdi lüten yavaşla delikanlı:tamam şimdi bana sıkıca sarılmanı istiyorum... ve delikanlı motorla duvara çarpar delikanlı ölmüştür genç kız ise kurtulmuştur ve ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber görülür fireni patlayan motor duvara çarptı motordaki 2 kişiden biri öldü çok geçmeden olayın aslı anlaşıldı motorun freninin patladığını anlıyan delikanlı bunu sevgilisine belli etmedi ve onu korumak için kaskını ona verdi ve ondan seviyorum lafını son kez duymak istedi ve duydu ve son defa ona sarılmasını istedi ve sevdiğinin canını kurtarmak pahasına delikanlı kendi canını harcadı |
| Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
26/2/2009 - duyuruαѕнℓєу arkadaşlar yeni bi kampanya başlatıyorum.eger bu yazamın altına 20'den fazla yorum gelirse HSM3'ün full videolarını izleyebileceksiniz.bu arada alt yazılı yinede denilecek kadar da güzel sizin elinizde videoları isteyen yorum yazsın....
|
| Yorum (16) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
| <- :: Sonraki Sayfa -> |
slm ben ashleygirll.bu blogumu ashleyi cok sevdigim için actım...tabi bişeyler paylaşabilmek için.umarım sitemi begenir yorumlarınızı esirgemezsiniz.blogumda eglenmeniz dileğiyle...